Gül, Gülme...
Güle bakıp koklanır, kokusu güzel güle gülünür...
insanlar mutlulukları aşarken her an mutsuz olacakmış gibi korkuyla yaşarlarsa, mutsuz olmaları yakındır. Korkarak başlayan ilişkiler yürütülmektede zorlanılıyor.
Gülden korkma, dikeni batsada ah çekme, acıttığı yeri iyileştiren kokusudur... Unutma.
ÇİZİLEN CAMLAR...
Gözlerinde sorunu olanlar için eminimki hözlük büyük bir yardımçı... Evet gözlerimiz öyle bozuk olsun ki ve bunun çaresi tek bir gözlükte olsun. taşıdığınız bu gözlük sizin için çok değerlidir. Ama öyle bir ummadığınız anda yolda sakin sakin yürürken omuzunuza yavaşça biri çarpsa, gözlüğünüz yere düşse, eminimki okadar telaşlanırsınız ki kırılmasından korktuğunuz için bağırır sınız bile... Ama sadece çizildiğini gördüğünüzde, biraz rahatlar ve gözlüğünüzü kullanmaya devam edersiniz ama o çizik hep gözünüzün önünde... Yani buda demek ki her zaman kırıla bileceği her zaman dikkat etmeniz gerektiği o çizik sayesinde hep gözünüzün önünde ve aklınızda... Bazen yere düşüp çizilen kalpler, bazende hayatlar olabiliyor. Biz bu çizgiler sayesinde birçok konuda daha temkinli oluyoruz.. ![]()
Çizgilerin az olduğu, mutlu yarınlar.
Senaryolar üstüne senaryolar...
Son günlerde "Teskere" ile beraber hareketlenen dünya gündemi, PKK'nın Askerlerimize kurduğu hain pusularla "ŞEHİDLİK" makamına yükseltmişte olsa kanayan yaralarımız haline geldi. Şehid ailelerine baş sağlığı diler, acılarını paylaştığımızı bildiririz...(Şehidlerimize Ağlıyoruz, Teröre Kan Kusuyoruz...) Türk Milleti Kanayan yarasına tuz basmayı bilen bir millettir ki tarihimiz yüzlerce örneğiyle doludur.
Şehidler, teskere ve terör üçgeninde; Kuzey Irak, ABD, TÜRKİYE, İran, ve bütün dünya ülkeleri son gelişen olaylar üzerine sıcak takiplerde bulunuyor. Üç kıtaya hükmeden atalarımız dünyayı sarsmışlardı ki şimdi bizde onların izinden gitmeyi yeyliyoruz. Nitekim dünya ülkeleri Türkiye'nin adımlarını izliyorlar. Ama bunları basına yansıtırken çok çelişkili yansımasıda değişik bir durum.
Basın mı?, Yoksa Ayak Oyunları mı?
Kimileri basın çarpıtıyor diyor, kimileri hedef çelişkisi diyor... Kısaca Irak'tan yapılan açıklamalar olsun, ABD'de "Ermeni Soykırımı..." oylamaları bunların hepsi için değişik senaryolarla çıkıp en düşük ihtimaline kadar değerlendirip birilerini haklı, birilerini haksız çıkartıyorlar. Tabi ki davulun sesi uzaktan koyu geliyor. Konuşanların her birini birer günlüğüne devleti başına geçirseniz, bir dakika dayanamayacakları alenen ortada. Üç beş saatlik televizyon yayınında terdöküyorlar, Türk Milletini yönetmek kolay olsaydı, televizyonlardan değil meclisin koltuklarında konuşurlardı. Ben hükümeti ya da muhalefeti yargılamaktan yana değilim. Ama inandığım birşey var; senaryolar üzerine senaryolar kurulup boşuna geçirilen vakitlerden ibaret, bir akıllı siz değilsiniz diyerek; sizi düşündüklerinizi TÜRK EVLADI'da düşünüyor.
Senaryoya değil icraat için çalışalım...
Saygı ve sevgiyle, hoşça kalın.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı- Kutsal Görev -
-KUTSAL GÖREV-
Ah be, ne zaman be…
Yirmi olmuşum, yok yok asker,
Zehir dediğim silahı elime verdiler,
Biri vatana yan bakarsa; tetiği çekiver dediler,
Bir bak silah elimizde, gözümüz düşmanda
Şimdi ise kalemi silah edindim
Satır-satır, mısra-mısra
Hayatı yazıyorum
Askerlikte bitti…
O günler de sudan hızlı akıp geçti
İşte hayatın en güzel günleri de böyle gitti
Eh yarında mezara kısmet
Bakalım o zaman kalem ne yazmış,
Hayat nasıl bitmiş,
Defterin rengi neymiş,
Kaderde ne varmış…
…

(2005-Gerede)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Paylaşıma Merhaba...
Uzun zamandır yoğunluklar nedeniyle ihmal ettiğimiz "blogcu arkadaşlığı" yeniden canlandırmak üzere sizlerle beraber olmak için; yeni paylaşımlarla, yeni düşüncelerle kaliteli paylaşımlara yeniden merhaba...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı